<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uncategorized &#8211; Vertigo Klinik</title>
	<atom:link href="https://www.vertigoklinik.com/category/uncategorized/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vertigoklinik.com</link>
	<description>Prof. Dr. Nuri Özgirgin</description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2021 17:44:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>
	<item>
		<title>Kristaller neden yerinden oynar?</title>
		<link>https://www.vertigoklinik.com/kristaller-neden-yerinden-oynar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[vertigo]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 17:43:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vertigoklinik.com/?p=40</guid>

					<description><![CDATA[* Kristaller neden yerinden oynar? Günlük yaşamda “kristaller” olarak bilinen yapılar aslında otolitlerdir. Bu yapılar bizim yerçekimine karşı dengemizi sağlayan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>* Kristaller neden yerinden oynar?</strong></p>
<p>Günlük yaşamda “kristaller” olarak bilinen yapılar aslında otolitlerdir. Bu yapılar bizim yerçekimine karşı dengemizi sağlayan iç kulak kısmında (utrikül adı verilir) bulunurlar. Birbirlerine bağlanmış haldedirler. Ani hareket, başa gelen bir travma, uzun süreli yatak istirahatleri gibi aslında olağan sayılabilecek birçok neden ile bu yapılar birbirlerinden koparlar ve serbestleşirler. Takiben hareket halinde dengemizi sağlayan kanallara doğru geçiş gösterirler. Bu kanallardan sağda ve sola 3 er tane vardır. Birbirleri ile dik açı oluşturarak yapılanmışlardır. Bu kanallardan hangisinin hangi parçasına geçiş gösterdi ise o lokasyona özgün belirti verirler. Tabii ki denge laboratuvarındaki yansımaları da farklılık gösterir. Başın hareketi ile tetiklenen baş dönmesini bizler gözlerdeki yansıma ile tanılarız. Her bir kanalın her bir parçası farklı göz hareketi ile kendisini gösterir. Böylelikle aslında adı “otolit” olan kristallerin nerede olduğunu değerlendirme şansımız olur.</p>
<p><strong>* Kulak kristalleri oynamasına bağlı baş dönmesinde ne tür belirtiler görülür?</strong></p>
<p>Kulak kristallerinin oynamasına bağlı olan baş dönmeleri baş hareketleri ile tetiklenir. Sabit halde iken kanalın içinde hareketsiz olan kristaller baş hareketi ile yer değiştirir. Bu yer değişikliği ile içinde bulunduğu sıvı hareket eder ve böylelikle denge hücreleri uyarılmış olur ve baş dönmesi gelişir. Bu baş dönmesi hemen hareketler veya birkaç saniye sonrasında başlar ve genelde 15-60 saniye sürer. Bazı durumlarda çok şiddetli olur ve bulantı kusma eşlik edebilir. Genelde hastalarda sersemlik hissi vardır. Hasta hareketsizken rahattır, ama hareket edince baş dönmesi olur. Bu sıklıkla yatakta sağa sola dönerken veya yataktan kalkarken kendisini gösterir. Kural olarak işitme etkilenmemiştir. Bazı durumlarda başın tesadüfi belli hareketi ile olması gerektiği yere (utriküle) geri gidebilir. Bu durumda hastalık kendiliğinden iyileşmiş olur. Ama tedavisi hangi kanalın hangi parçasında ise baş hareketi yaptırılarak (uzman tarafından) kristallerin olması gerektiği yere taşınmasıdır. Yani manevralardır. Bazı ilaçların bu süreçte hastaya faydası olduğu bilinmektedir.</p>
<p><strong>* Hangi yaşlarda sık görülür?</strong></p>
<p>Kristal oynaması (yani pozisyonel baş dönmesi) genelde orta ve ileri yaşlarda daha sık görülür. Çocukluk yaşında nadirdir. Benzer belirtiler veren başka hastalıkları vardır çocukluk döneminin bu nedenle karıştırılmamalıdır. Yaşa bağlı olarak kristalleri birbirine bağlı tutan bağların gevşediği bilinmektedir.</p>
<p><strong>* Hastalığın tekrarlamaması için önerileriniz nelerdir?</strong></p>
<p>Özellikle orta ve ileri yaşlarda bağların gevşemiş olması nedeni ile hastalığın tekrarlaması olasıdır. Bunun dışında tekrarlama sıklığı düşüktür. İyileştirici manevra sonrasında birkaç dün süren hastalarda sersemlik hissi olabilir. Bu süreçte bazı ilaçlardan yararlanılır. Manevra sonrasında hastalara öğüt verirken, ben kişisel olarak günlük yaşamı kısıtlamamaktayım. Aslında bundan 20 sene önce hastanın tüm hareketlerini kısıtlarken bu eziyetin bir kazanç sağlamadığı zamanla görüldü. Belki sadece bir veya iki gün bilerek ani hareket yapmamalarını söylemek yeterli olur. Daha fazla kısıtlamaya gitmemekte yarar var.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her baş dönmesi vertigo anlamına mı gelir?</title>
		<link>https://www.vertigoklinik.com/her-bas-donmesi-vertigo-anlamina-mi-gelir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[vertigo]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 10:26:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vertigoklinik.com/?p=37</guid>

					<description><![CDATA[Her baş dönmesi vertigo anlamına mı gelir? Vertigo; Latince “dönmek” fiilinden gelir ve denge sisteminde yaşanan sorun nedeniyle meydana gelen...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ol>
<li><strong>Her baş dönmesi vertigo anlamına mı gelir?</strong></li>
</ol>
<p>Vertigo; Latince “dönmek” fiilinden gelir ve denge sisteminde yaşanan sorun nedeniyle meydana gelen baş dönmesi olarak adlandırılır. Vertigo, etraftaki cisimlerin hareket ettiği ve dünyanın döndüğü hissinin oluşmasına sebep olan bir rahatsızlıktır.</p>
<p>Her yaştan milyonlarca insanı etkileyen baş dönmesi insan yaşamını olumsuz etkileyen önemli bir semptomdur. Baş dönmesine neden olan başta iç kulak olmak üzere sinir sisteminden de kaynaklanan onlarca hastalık vardır. Vertigo bir semptomdur ancak hastalık değildir ve tedavisinde altta yatan hastalığın doğru anlaşılması ve uygun sağıtılması son derece önemlidir.</p>
<p>Baş dönmesi hastalar tarafından çok farklı tarif edilmektedir. Çevrenin kişinin etrafında dönme hisssi gerçek baş dönmesi olarak algılanırken, sersemlik hissi, yerin ayaklar altında kayıyormuş hissi, havada yürüyormuş hissi gibi tanımlamalara sık rastlanmaktadır. Aslında bunların her birisi bizler için bir anlam ifade etmektedir. Türkçede karşılığı net olarak tanımlanamayan ancak İngiliz dilinde “dizziness” olarak tarif edilen semptom bu söylenenleri karşılayabilmektedir. Baş dönmesine zaman zaman bulantı, kusma, terleme, kulak çınlaması, işitme kaybı, kulakta dolgunluk hissi, görme bozukluğu, halsizlik, kuvvet kaybı ve hissizlik eşlik edebilir. Tüm bu belirtiler hastanın yaşamını alt üst edebilecek kadar büyük sorunlara yol açabilir.</p>
<p>Burada görme netliğinin kaybolması çok önemli bir bulgudur. Gözler denge sisteminin aynasıdır. Denge bozukluklarında daima göz hareketleri analiz edilerek tanı konur. Özellikle iç kulak ve uzantılarından kaynaklanan hastalıklarda kişinin net görmesi bozulur. İç kulak denge hastalığı olan kişi yolda yürürken gazete okuyamaz.</p>
<ol start="2">
<li><strong>Vertigonun belirtileri ve risk faktörleri nelerdir? Vertigoyu tetikleyen yiyecekler ve davranışlar hangileridir?</strong></li>
</ol>
<p>Vertigo (baş dönmesi) semptomunun oluşmasında iç kulak ve sinir hastalıkları dışında ani tansiyon değişiklikleri, etkili olabilmektedir. Baş dönmeli hasta öncelikle beynimde mi bir sorun var paniğini yaşamaktadır genelde.. Baş dönmesi yapan hastalıkların sonucunda oluşan denge problemleri daha büyük bir sorundur.</p>
<p>Vertigo, periferik ve santral olmak üzere 2 çeşittir. Periferik vertigo adından da anlaşılacağı gibi iç kulak hastalıklarının oluşturduğu baş dönmesidir. İç kulağın birçok hastalığı vardır baş dönmesine neden olan. Bunlardan en sık görüleni pozisyonel olandır. Yani baş poziyonu ile baş dönmesinin tetiklenmesidir. Bu durum halk arasında “kristal oynaması” olarak da bilinir.. Hastalar bu baş dönmesinin gece uykudan uyandırabildiğini anlatmaktadırlar. 5-10 saniye süren anlık dönmeler yaşanabilir. Hastalar belli poziyonların özellikle baş dönmesini arttırdığını belirtirler.  Çok hafif baş hareketleri; aşağı yukarı bakmak, eğilip kalkmak, yatakta sağa veya sola dönmek gibi eylemler kısa süren baş dönmeleri yaratabilir.</p>
<p>Vertigoya kulak çınlaması ve mide bulantısı da eşlik edebilmektedir.</p>
<p>Vertigo sinir hastalıkları bulgusu da olabileceğinden beraberinde konuşma güçlüğü, baş ağrısı, bilinç kaybı da olabilir. Özellikle baş dönmesi sırasında kişinin çevresi ile ilişkisinin kesilmesi öncelikle beyin sapı damarsal hastalıklarını düşündürür.</p>
<p><strong> </strong>Meniere hastalığında ise baş dönmeleri kısa sürmemektedir. Meniere hastalığı; kulağın denge kanallarının içindeki endolenf denilen sıvının basınç artışı ile oluşmaktadır. Meniere hastalığında çok şiddetli bir vertigo görülmektedir. Vertigo ataklar halinde olur. Hastalarda, baş dönmesine mide bulantısı ve kusma şikayetleri eşlik etmektedir. İşitme kaybı ve kulak çınlaması hastalığın önemli belirtileridir.</p>
<p>Baş dönmesi doğrudan alınan gıdalarla ilgili olmasa da baş dönmesi yapan bazı hastalıklar (örneğin Meniere) tuz, kolalı içecekler, kahve gibi maddelerden etkilenebilir ve yarattığı baş dönmesi tetiklenebilir. Keza Migren hastalığı ile bağlantılı baş dönmelerinde kahve, şarap gibi tüketim maddeleri tetikleyici olur. Su ve tuz dengesinin korunması için bol bol su içilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerden uzak durulması önemlidir. Bu tarz içecekler iç kulakta sıvı artışına neden olabilmektedir.</p>
<ol start="3">
<li><strong>Her yaşta görülebilir mi, özellikle hangi yaş grubunu etkiler?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Vertigo her yaşta görülebilir. Küçük çocuklar dahi baş dönmesi hissini ifade edemezken yürürken ayaklarının birbirine takılması sık sık düşmesi bunu gösterir. Çocukluk çağının baş dönmesinde migren tipi etkenler sık kendisini gösterir. Araç tutması çok önemli bir parametredir. Erişkin baş dönmesi yaş aralıklarına göre farklı nedenlere bağlanır. Orta yaşlarda  sıklıkla pozisyonel, migren tipi, psikojenik , Meniere gibi nedenler görülürken; ileri yaşlarda pozisyonel ve iç kulak beyin sapının kanla beslenme sorunları bu semptomlara neden olabilmektedir.  . Erkek-kadın hastalarda görülme sıklığına bakıldığında ise kadınlarda daha sık rastlandığı tespit edilmiştir. Bu daha çok migrenden kaynaklanan baş dönmeleri ile ilgilidir.</p>
<ol start="4">
<li><strong>Vertigo hastalarının hangi meslekleri yapmaları sakıncalıdır?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Vertigo sorunu olan kişiler, ince dikkat gerektiren işler, tehlikeli işler yapmamalıdır. Ciddi baş dönmesi yapan ve denge bozukluğu olan kişilerin batı toplumunda sürücü ehliyetlerine el konmaktadır. Bizim yasa ve yönetmeliklerimizde de benzer maddeler bulunmaktadır.</p>
<ol start="5">
<li><strong>Başka hastalıklarla karışır mı? Toplumda bilgi ve bilinç seviyesi nedir?</strong></li>
</ol>
<p>Dolaşım bozuklukları baş dönmesinin  sık nedenleri arasındadır. Eğer beyniniz yeterince kan almazsa başınız dönmeye başlar. Hemen hemen herkes yatarken aniden ayağa kalktığında birkaç defa hissetmiştir, ancak bazı insanlar sık veya kronik nedenlerden ötürü baş dönmesi şikayetlerinde bulunurlar. Tansiyonun stabil olmadığı kişilerde baş dönmesi görülebilir. Bazen dolaşımında strese, sinirlenmeye veya gerginliğe bağlı olarak bazı bozukluklar olabilir. İç kulağın da yetersiz beslenmesi benzer semptomlara yol açar.  İç kulak kan dolaşımındaki değişikliklere çok hassastır. Bu yüzden beyin için bahsedilen zayıf kan dolaşımı durumlarının hepsi iç kulak için de geçerlidir.</p>
<p>Kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında aşırı kısıtlayıcı bir vertigo ile birlikte bulantı ve işitme kaybı gelişir. Baş dönmesi birkaç hafta sürer. Bu süre içinde normal taraf yavaş yavaş karşı tarafın fonksiyonlarını üstlenir. Bu hastalarda aylar süren denge problemleri gelişir. Denge problemlerinin tedavisi baş dönmesinden farklıdır, Uzun zaman alır sabır gerektirir.</p>
<p>Virüsler, örneğin soğuk algınlığına neden olanlar, iç kulağı ve onun beyinle olan sinir bağlantılarını etkileyebilirler. Bu şiddetli baş dönmesine neden olurken yalnızca denge siniri etkilendiğinden işitme genellikle etkilenmez.</p>
<p>Buna karşın bakterilerin doğrudan iç kulağı etkilemesi  sonucunda (genelde orta kulaktan bulaşan hastalıklar donucu) oluşan iç kulağı etkileyen enfeksiyonlarda hem denge hem de işitme fonksiyonlarının bozulmasına neden olur. Baş dönmesinin şiddeti ve iyileşme zamanı kırıklarda olduğu gibidir.</p>
<p>Bazı durumlarda kişinin kendi dokusunda aşırı duyarlılık gelişebilir. Böyle durumda vücut kendi dokusunu yabancılar ve uzaklaştırmaya çalışır. Bu grup hastalıklara “otoimmün” denir. Böylesine durumda oluşan hücresel reaksiyonlar o organın çalışmasını bozar iflas ettirir. Ciddi ve uzun süren baş dönmesi ve denge problemleri oluşur.</p>
<p>Multipl Skleroz, sifiliz, tümör gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklar da dengenin bozulmasına neden olur.</p>
<p>Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar iç kulakta toksik etki gösterebilir ve denge sistemini bozabilir. Bu durum son derece tehlikeli sonuçlar doğurur. Çünkü bu şekilde bozulan denge sistemi geri dönüşümü olmayan bir sürece girer. Alternatifi var ise verilen ilacın derhal kesilmesi ve alternatiflerinin kullanılmaya başlanması gerekir.</p>
<p>Baş dönmesinin  durumsal olarak azalması ya da kısa süreli geçmesi nedeniyle bir çok kişinin aldıkları tedaviyi kesebildiklerini görüyoruz. Vertigo ile konforlu bir yaşam sürebilmeniz ancak tedavinizi aksatmazsanız ve vertigoyu tetikleyen unsurları hayatınızdan çıkartırsanız mümkün olabilir.</p>
<p><strong> </strong><strong>Tedavisi nasıl yapılır? Tamamen kür olur mu? Tekrarlama riski var mı?</strong></p>
<p>Baş dönmesi yapan hastalıkları kontrol altına almak için öncelikle doğru tanının konması gerekir.. İlaç tedavisi, çeşitli girişimsel (ameliyat dahil) yöntemler ve egzersizlerle bu hastalıklar kontrol altına alınabilir.  Sorun dengesizlik is çok değişik tedavisi yöntemleri devreye girer. Başlıcası vestibüler rehabilitasyon olan belli denge egzersizleri ile beyne dengede kalma sürecinin yeniden öğretilmesidir. Bu özel altyapı ve uzmanlık gerektirir. Bu tedavinin yetmediği durumlarda ise tıpkı işitme engellilerde uygulanan biyonik kulakta olduğu gibi iç kulağa denge  implantları yerleştirilir.</p>
<p>Tedavide asıl amaç vertigoya neden olan hastalığı bulup bu hastalığı kontrol altına almaktır. Sıklıkla karşılaşılan baş dönmesi tipi pozisyonel vertigodur. Halk arasında kristallerin oynaması olarak bilinen bu durum manevralar ile tedavi edilir.</p>
<p>Migrene bağlı baş dönmeleri sıklıkta ön sıralarda yer alır. Bu grup hastalar tıpkı migren gibi tedavi edilirler.</p>
<p>Meniere hastalığının tedavisi öncelikli olarak ilaç iledir. İlacın yetmediği durumlarda kulak içine ilaç enjeksiyonları ve ameliyatlar yapılır.</p>
<p>Gene sıklıkla rastlanan psikojenik vertigoda antidepresan ilaçlar tercih edilir. Bu grup hastalarda vestibüler rehabilitasyonun da yeri vardır.</p>
<p>Aslında yükseklik korkusu, araç ve deniz tutması da iç kulak denge sistemi bozuklukları ile ilgilidir. Bu grup hastalarda ilaçlar ancak geçici çözüm oluştururlar. Son zamanlarda sanal gerçeklik modelleri ile bu grup hastaların kalıcı tedavilerinde önemli yol kat edilmiştir.</p>
<p>Bazen beyin sapı ve iç kulak tümörleri baş dönmesi nedeni olabilir. Bu durumda ameliyatlar ön plana çıkar. Son zamanlarda bu grup tümörler için “gamma knife” adı ile bilinen ışın tedavileri de uygulanabilmektedir.</p>
<ol start="7">
<li><strong>Pandemi stresi vertigoyu tetikledi mi?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Covid-19’un oluşturduğu stres ve anksiyetenin vertigoyu tetiklediği ve görülme sıklığını artırdığı söyleyebiliriz. Pandemiyle beraber artan çalışma saatleri, uykusuzluk, yoğun endişe hali ve stresin vertigo vakalarında önemli bir artışa neden olduğunu gözlemliyoruz.</p>
<ol start="8">
<li><strong>Vertigonun sebep olduğu yaşam kalitesindeki düşüşün psikolojik etkileri nelerdir?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Vertigo bir semptomlar bütünüdür. Baş dönmesi ve dengesizlik problemi olan öncelikle beyninde bir sorun olduğunu düşünür, hastalar mutsuzdur. Genellikle baş dönmesi çok ciddi bir hastalığın bulgusu değildir ancak kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkiler. Buna bulantı ve kusma da eşlik ederse yaşanan kötü duygu ileri dereceye ulaşabilir.</p>
<p>Baş dönmesi ve buna eşlik eden dengesizlik ne aşamada ve nereden kaynaklanır ise kaynaklansın tedavi edilebilir. Tedavi ile kişinin yaşam kalitesini normale çevirmek mümkündür. Bunun için yapılması gereken nettir: Doğru tanı ile sorunun odağının tam olarak saptanması ve soruna özgün odaklanmış bir tedavi.</p>
<ol start="9">
<li><strong>Kulakta kristallerin oynaması ne demek, neye yol açar? Tedavisi var mı?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Son zamanlarda başı dönen hastalar arasında sık duyduğumuz bir tanımlama da “kulak kristallerim oynamış” oldu. Pozisyonel baş dönmesi en sık nedenler arasında yer alır. İç kulak sıvıları içinde dengeyi sağlayan &#8220;otolit&#8221; adı verilen partiküllerin bulunduğu yer olan, yer çekimine karşı dengemizi sağlayan alandan hareket ettiğimiz zaman uyarılan kanallara doğru yer değiştirmesi ile gelişir. İşte bu &#8220;otolitler&#8221; “kristaller&#8221; olarak adlandırılmıştır.</p>
<p>Otolitler iç kulakta hangi kanala doğru yer değiştirdi ise tanısı da tedavisi de birbirinden farklıdır. Aslında son zamanlarda her bir kanalın farklı lokasyonlarında farklı klinik oluşturan bu kristaller bulunduğu kanal ve lokasyona göre tedavi edilmelidir. Bu da belli testlerle ile gözlerin hareketlerinin çok detaylı değerlendirilmesi ile mümkün olur. Kristaller oynadı diye uygulanan standart tedavi (en sık bilineni) ancak tesadüfen hastayı iyileştirebilir. Hatta bazen yanlış işlem &#8220;otolitleri” yanlış yere taşıyarak hastayı daha da kötü hale sokabilir. Bu koşulda kimse tesadüflerle tedavi olmak istemez.</p>
<p>Dengede kalmamızı sağlayan organlar, iç kulaktaki denge organı, gözler ve vücuttaki reseptörlerdir. Bunlarda oluşabilecek çoklu hasarlar kişiyi ileri derecede dengesiz hale sokar. Bu koşulda ayakta durmak bile mümkün olmaz. Kişi başkasının yardımı ile dahi dengede kalamaz. Daima tercih edilen yatarak dinlenmektir. Hastalar yatar vaziyette dinlenerek iyi olacaklarının beklentisi içerisindedirler. Özellikle iç kulakta yetmezlik olan hastalarda bu kesinlikle yanlış bir beklentidir ve çok iyi bilinmelidir ki bu şekilde kişinin iyileşmesi daha da zorlaşacaktır.</p>
<p>Tedavide hedef üç duyu organını da bileşik biçimde olabildiğince uyarıp beyin sapındaki denge çekirdeklerini aktifleştirmek, beyinin koordinasyon gücünü uyarmaktır. İşte bu tedavi Vestibüler Rehabilitasyon olarak bilinmektedir.</p>
<p>Gözler önemlidir. Görme duyusu, kişinin gördüğü objelerin beyinde bıraktığı iz dengemizin önemli bir boyutudur. Örneğin denge bozukluğu olan kişinin görme keskinliği bozulmuştur. Baş dönmesi olan kişi ayakta iken gazete okuyamaz. Bu nedenle gözleri hem denge sistemi hastalıklarının tanısında ve hem de tedavisinde çok kullanmaktayız.</p>
<ol start="10">
<li><strong>Vestibüler rehabilitasyon nedir?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Ülkemizde modern anlamda yeni uygulanmaya başlayan Vestibüler Rehabilitasyonun iki temel dayanağı vardır: Gözleri, görme fonksiyonunu kullanarak gözlerle iç kulak arasında sinirsel yolların güçlendirilmesi; diğeri ise vücuttaki algı organlarını (ayak tabanlarındaki reseptörler örneğin) kullanarak bu hücreler ile omurilikteki sinirsel yollar aracılığı ile iç kulak hücreleri arasındaki bağlantının kurulması. Bu iki öge aslında denge sistemimizin temelidir. Onlar olmadan ayakta durmamız mümkün değildir.</p>
<p>İç kulak denge organı ve/veya beyne olan uzantılarının yetmezliklerinde ciddi dengesizlik başlar. Kişi bir yere tutunmadan ayakta duramaz, yürüyemez.</p>
<p>Böyle durumlarda dengeyi sağlayan reflekslerin canlandırılması gerekir. Dengesizlik durumlarında bu sorunun iç kulaktan mı, gözlerden mi yoksa derin duyu sisteminden mi kaynaklandığının ayırıcı tanısını yapan özel cihazlar vardır. Sorun nerede ise tedavi oraya odaklanmalıdır.</p>
<p>Bu ilişki özgün cihazlar ve tedavi yöntemleri kullanılarak özel tedavi merkezlerinde yapılabilmektedir.  Bu programlarla tüm dünyada on binlerce hasta baş dönmesi ve dengesizlikte soyutlanarak normal yaşamlarına dönmektedirler. Aslında tedavi konsepti denge problemi yaşayan astronot ve pilotların tedavi girişimlerinden elde edilen deneyimlerle şekillenmiştir. Bu grup hastalar iki yardımcının desteği ile geldikleri tedavi programlarından bisiklete binerek olmasa da kendi başlarına destek olmaksızın yürüyerek hastaneden ayrılmaktadırlar. Özellikle karanlık ortam bu grup hastaların denge sorunlarını arttırmaktadır. Dolayısıyla ev ortamında bu grup hastalar için gece tuvalet vs ihtiyaç durumlarında düşmemeleri için bir ışığın açık bırakılması ve tutunmaları için desteklerin oluşturulması önem taşır.</p>
<ol start="11">
<li><strong>Deniz tutması ya da arabada bulantı hissi vertigo mudur?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Bazı insanlar uçağa bindiklerinde veya arabada bulantı hissederler, hatta bazen kusarlar. Bu duruma taşıt tutması denilir. Birçok insan bu rahatsızlığı gemiye bindiği zaman çeker.  Aynı olay olmasına rağmen buna deniz tutması denir. Deniz ya da araç tutması sadece ufak bir rahatsızlıktır. Ancak bu durum sıklıkla migren baş dönmeleri veya çocukluk dönemi baş dönmelerinde eşlikçi olurlar. Bazen yolcular bu rahatsızlıktan dolayı çok kısıtlanabilirler. Çok az bir kısmında da yolculuk bitse dahi bu rahatsızlık birkaç gün daha sürmektedir. Bazıları bir gemi yolculuğu sonrası kendilerini günlerce gemide sallanıyormuş hissederler. Sanal Gerçeklik Denge tedavi sistemleri bu grup hastalarda kalıcı tedavi sağlayabilmektedir. Yükseklik korkusu da buna benzer bir durumdur.</p>
<ol start="12">
<li><strong>Araç tutmasına karşı ne yapılabilir?</strong></li>
</ol>
<p><strong> </strong>Her zaman vücudunuzun hareketinin iç kulağınız ve gözleriniz tarafından aynı şekilde algılanabileceği bir yerde oturun. Örnek olarak arabanın ön tarafında oturup uzak manzaralara bakabilirsiniz veya geminin güvertesi ne çıkıp ufku izleyebilirsiniz ya da uçakta cam kenarında oturup dışarıyı seyredebilirsiniz. Uçak yolculukların da hareketin en az olduğu kanat üstüne denk gelen koltukları tercih edin.</p>
<ul>
<li>Eğer araba sizi tutuyorsa kitap okumayın ya da zıt yöndeki koltuklara oturmayın.</li>
<li>Araç tutması olan bir başka yolcuyla konuşmayın veya onu izlemeyin.</li>
<li>Yolculuktan hemen önce ya da yolculuk sırasında keskin kokulardan, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durun. Araştırmalar halk arasında yaygın olarak kullanılan formüllerin etkinliğini bilimsel olarak kanıtlayamamıştır.</li>
<li>Doktorunuz tarafından tavsiye edilen ilaçlardan birini yolculuğunuzdan önce alın. Bu ilaçlardan bazıları reçetesiz olarak da satın alınabilir. Sakinleştirici veya sinir sistemini etkileyen ilaçlar için doktorunuzun reçetesi gerekir.</li>
<li>Şunu hatırlayın: Baş dönmesi ve araç tutması olaylarının büyük çoğunluğu hafiftir ve kişi bunu kendi kendine tedavi edebilir. Ancak ağır veya giderek daha da ağırlaşan vakalar Kulak Burun Boğaz, denge ve sinir sistemi konusunda uzman bir doktor tarafından takip edilmelidir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş Dönmesi Üzerine Söyleşi</title>
		<link>https://www.vertigoklinik.com/bas-donmesi-uzerine-soylesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[vertigo]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 09:29:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vertigoklinik.com/?p=10</guid>

					<description><![CDATA[Dengeniz yerinde mi? Hiç başınızın döndüğünü hatırlıyormusunuz? Otomobilinizin arka koltuğunda veya bir gemide yolculuk ederken neden mideniz bulanır, araç tutması...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dengeniz yerinde mi?</strong></p>
<p>Hiç başınızın döndüğünü hatırlıyormusunuz? Otomobilinizin arka koltuğunda veya bir gemide yolculuk ederken neden mideniz bulanır, araç tutması olur?</p>
<blockquote><p>Bu soruların yanıtlarını nasıl dengede kaldığımızın açıklamasını yapmakla mümkün olabilir.</p></blockquote>
<p>Dengede kalabilmemiz için başlıca 3 organın desteğine ihtiyacımız vardır. Bunlar iç kulaktaki denge organı, gözler ve eklemlerden gelen ve oryantasyon bilgisini veren mesajlar. Beyincik bu sisteme destek olur. Ancak bu organların koordinasyonunu yapan bir merkeze ihtiyacımız vardır ki bu merkezi de beyin sapında bulunan denge çekirdekleri oluşturur.</p>
<p>Bu 3 ana sistemden bir tanesinin devre dışı kalması halinde dengemizi korumamız mümkündür ancak iki tanesi devre dışından kalır ise düşeriz. Eğer sistemleriniz sağlıklı ise bunu şöyle test edebirisiniz. Ayakta bacaklarınız bitişik vaziyette yere basarken gözlerinizi kapatırsanız biraz sallanırsınız ancak düşmezsiniz. Bunu te ayak üzerinde basarken denerseniz gözlerinizği kapattıktan çok kısa süre sonra dengenizi kaybeder yere düşersiniz. İşte bu nedenden dolayı heriki kulağında birden denge problemi olan hastalar geceleyin karanlıkta sokağa çıkamazlar çünkü ciddi denge problemi yaşarlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Denge organı doğrudan işitme organı ile bağlıdır dolayısıyla denge organında bir problem olduğu zaman işitme organı da bu sürece katılabilir. Bu nedenle dir ki denge problemlerinin araştırılmasında sıklıkla işitme tetkiklerini de istemekteyiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Baş dönmesi çok kötü bir duygudur, hele şiddetli ise.</p>
<p>Şiddetli başı dönen hastalarımız hayatta en kötü şeyin bu olduğunu söylerler. Her neyse ki baş dönmesi birçok hastalıkta kısa süreli oluşur. Bunlardan en sık rastlanılanı pozisyona bağlı baş dönmesidir. Çok tipiktir hastalaımızın anlattıkları..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sabah uyandıktan sonra yatakta sağa veya sola dönerken şiddetli baş dönmesi hissettiklerini belirtirler. Veya yataktan kalkarken. Kısa süreli (bir kaç saniyelik) bir baş dönmesidir bu..Ama şiddetlidir. Hastalaraın işitme yönünden de yakınmaları yoktur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sizinde mi iç kulağınızdaki kristaller oynadı yoksa?</strong></p>
<p>Evet iç kulak farklı kompartmanlardan oluşan bir organımızdır. Vestibül adını verdiğimiz ve bizim daha ziyade yer çekimine karşı dengemğizi sağlayan bu organımızdaki “otolit” adını verdiğimiz kristallerin hareket halindeki dengemizi sağlayan yarım daire kanalllarına kaçması ile olur bu baş dönmesi. Hareketimize bağlı bu kristallerin oynaması kanallların içinde bulunan sıvıları ve de dolayısıyla denge hücrelerini hareketlendirir ve sonuçta baş dönmesi hissi ortaya çıkar. Mekanizma bu olunca tabii ki tedavisinde ilaçlaın yeri yoktur. Ama kristallerin mutlaka asıl yerlerine geri dönmesi gerekir. Bu da bazı manevralar ile mümkün olur. Ama sağımızda ve solumuzda ayrı ayrı 3 er yarım daire kanalı olunca işler biraz karmaşık hal alır. Önclikle bu kristallerin hangi yarım daire kanalını etkilediğini bulmak gereklidir ki uygun  manevrayı yapabilelim. İşte bu da özel tasarlanmış cihazlarla mümkün olur. Neyseki hastaların yarısına yakın kısmı kendiliğinden de düzelebilmektedir.</p>
<p>Ben şöyle söylerim hep. Bu hastalar şanslıdır. İlaç kullanmadan, ameliyat olmadan tedavisisinin basit manevralar yardımı ile yapılabildiği bir durumdur. Keşke diğer hastalıklarımız da bu kadar basit biçimde tedavi olabilse.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ya Meniere hastalığı? Gerçekten kabus mudur?</strong></p>
<p>Meniere hastalığı en şiddetli baş dönmesi yapan hastalıktır. Hastalar çok muzdariptir. Çünkü krizler uzun sürer. Hatta bir günü bulabilir. Genelde iç kulakta “endolenf” adı verilen sıvı basıncının yüksek olması sonucu ortaya çıkar. Bütün olumsuzluklara rağmen Meniere hastalığının her aşamasının farklı tedavileri mevcuttur.</p>
<p>Erken dönemde tuz kısıtlayan diyetler yeterli olabilmektedir. Tabii tuzu kısarken potasyumdan zengin diyet önermekteyiz. Muz, kayısı (kurusu), patates, havuç ta olduğu gibi. Yaskaklar.. Malum. Sigara, kahve (kafeinsiz olabilir) ve kolalı içecekler. Diyete rağmen krizler gene mi oluyor? O takdirde ilaç başlamaktayız. Basınç düşürücü ilaçları öncelikle tercih ermekteyiz. O da mı etkili olmadı? O zaman biraz daha invaziv işlemler devereye girmekte. Kulağın içine iğne yapmak, sıvının emildiği keseyi dekomprese etmek ve denge sinirini kesmek gibi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dengesizlik mi yaşıyorsunuz?</strong></p>
<p>Genellikle iç kulaktaki denge organının iki taraflı hastalanması sonucu gelişen bu tabloda düşecekmiş hissine mi kapılıyorsunuz. Özellikle orta yaş üzeri grupta sıklıkla karşılaşıyruz. Dengesiz olunca içinizden ne yapmak gelir? Gidip yatayım dersiniz, çünkü yatınca rahatlarsınız. Uzun süre istirahat ederseniz emin olun ki kalkınca  dengesizlik yakınmalarınız ikiye katlanmıştır. Hastalarımıza yatarak istirahat etmenin aksine hareketli objelerin bol olduğu ortamlarda yürümelerini önermekteyiz. Gözlerin (görmenin) dengenin sağlanmasında ana etken olduğunu belirtmiştik. Mesela bir alışveriş merkezinde yürüken sağlı sollu mağazaların vitrinlerine bakmak, dengesizlik için en iyi tedavi yöntemlerindendir. Ama gene de siz bütün bunları doktorunuza danışarak yapın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Neden araç tutar?</strong></p>
<p>Araç tutma hastalığı görsel referans noktaların kaybolduğu durumlarda ortaya çıkan tablodur. Hepimiz yaşamışızdır bu hoş olmayan duyguyu. Ancak araç kullanırken baş dönmesinin olmaması da ilginç gelmiştir kimi zaman. Bunun bilimsel açıklaması görmenin dış ortamda bir noktaya sabitlenmesidir. Yani gözler mesela araç kullanırken yola veya karaya parlel seyreden bir gemide iken kıyıya fikse oldu ise midemiz bulanmayacaktır. Bunun aksine aracın arka koltuğunda oturuken veya geminin kamarasında iken çok daha fazla yakınmamız olacaktır. Bu nedenle araç tutan kişileri otomobilin ön koltuğunda oturtursanız (trafik kurallarına uygun biçimde) daha raha edeceğini düşünebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş dönmesi &#8211; Vertigo Tedavisi</title>
		<link>https://www.vertigoklinik.com/bas-donmesi-vertigo-tedavisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[vertigo]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2021 08:31:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vertigoklinik.com/?p=13</guid>

					<description><![CDATA[Baş dönmesi Sıklıkla hastalarıma &#8220;ne şikayetiniz var?&#8221; diye sorduğumda, almış olduğum yanıt &#8220;bana vertigo tanısı kondu&#8221; olmaktadır. Vertigo baş dönmesi...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Baş dönmesi</strong></p>
<p>Sıklıkla hastalarıma &#8220;ne şikayetiniz var?&#8221; diye sorduğumda, almış olduğum yanıt &#8220;bana vertigo tanısı kondu&#8221; olmaktadır.</p>
<p>Vertigo baş dönmesi demektir. Ancak sanıldığı gibi basit bir bir tanımlama değildir bu.</p>
<p>Baş dönmesi (vertigo) çok genel bir terimdir. Çok farklı tipte (ve nedeni farklı olabilen) baş dönmesi duygusunu içine alır. Dolayısıyla bizlerin yalnızca &#8220;baş dönmesi&#8221; yakınması ile bir sonuca ulaşabilmemiz mümkün değildir.</p>
<p>Baş dönmesi yakınması olan hastanın tanısına ulaşmamızda bizler için halen en geçerli yöntem hastanın anlattığı anamnez (yakınmaların detayları ve hikâyesi) dir. Bunun için hastaya yeterli zaman ayrılması gerekir. Bu aşamada baş dönmesinin neye benzediğini, nasıl bir duygu olduğunu (çevrenin dönmesi tarzında rotasyon hissi, sersemlik hissi, yerin ayağın altından kayıyormuş hissi, havada yürüyormuş hissi, dengesizlik hissi gibi) öğrenmek isteriz. Bunların her birisi farklı bir hastalığın bulgusu olabilir.</p>
<p><strong>Baş dönmesini tetikleyen bir şey var mı?</strong></p>
<p>Bu çok önemlidir. Baş dönmesi şiddetli biçimde beraberinde bulantı kusmanın da eşlik ettiği biçimde durduk yerde gelişebileceği gibi belli bir harekete bağlı olarak da gelişebilir. Bu veriler bizi birbirinden çok farklı tanılara götürür.</p>
<p><strong><em>Baş dönmesi ne kadar sürüyor?</em></strong></p>
<p>Bu bizim için anahtar bilgilerden birisidir. Bazen hastalarımız baş dönmesinin gün boyu devam ettiğini, bir hafta sürdüğünü söyler. Bu bilgi çok değerli değildir. Daha detaya inmek gerekir. Çok kısa, anlık (birkaç saniye süren) baş dönmelerinin sık sık tekrarlaması hastada günler boyu devam eden baş dönmesi yakınmasını uyandırabilir. Hâlbuki bizim için bu kısa süreli anlık baş dönmesidir. Baş dönmesi dakikalar veya saatler sürebilir. Hemen hastalarımızın büyük çoğunluğunun anlatımında &#8220;şiddetli başım döndü, kustum, beni acile servise kaldırdılar, orada serum takıldı ve daha sonra kendime geldim&#8221; öyküsü vardır. Aradaki detaylar daima atlanır ve bizim için kritik olan ise bu detayları bilmektir. Ben hastalarımın yakınmalarını tıpkı &#8220;masal&#8221; anlatır gibi saniye, saniye anlatmalarını isterim. Bunun içinde çok detaylı bilgiler olacaktır.</p>
<p><strong><em>Baş dönmesine eşlik eden başka bir bulgu var mı?</em></strong></p>
<p>Bulantı kusmanın yanı sıra baş dönmesine eşlik eden işitme kaybı, kulak çınlama ve uğultusu, kulakta basınç hissinin var olması bizim için çok değerli bilgilerdir.</p>
<p>Hastadan almış olduğumuz bilgiler mutlaka kafamızda bir hastalık imajı oluşturur. Daha sonra sırada hastanın KBB Muayenesinin yapılması, işitmesi ve denge testlerinin yapılması vardır. Biz kliniğimizde çok detaylı sistemleri kullanmaktayız</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İçinde kızılötesi kameralar bulunan gözlükler kullanarak göz hareketleri bilgisayarlı sistemlerde değerlendirilmekte ve baş dönmesinin ayırıcı tanısı ve hatta beyinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda değerli bilgiler vermektedir.</p>
<p><strong><em>Denge sisteminin unsurları:</em></strong></p>
<p>3 önemli organımız vardır. İç kulak, görme organı ve derin duyu organı. Bu üç organında sağlıklı çalışıyor olması gerekir dengede olmamız için. Bunlardan birisinin hastalanması ve devre dışı kalması akut dönemde baş dönmesi yaratsa da beynin &#8220;kompensasyon&#8221; özelliği nedeni ile normal dengeye kısa sürede kavuşmak mümkün olabilir. Ancak bu yapılardan iki tanesinin devre dışı kalması durumunda ciddi ve kalıcı denge bozukluklarının gelişmesi kaçınılmaz olacaktır. Özet olarak denge sistemine katkıda bulunan organlarımız:</p>
<p>İç kulak (aynı zamanda labirent adını da almaktadır.) hareketin yönünü yani dönüp dönmediğini, ileri veya geri, bir yandan diğer yana ve yukarı veya aşağıya doğru olduğunu belirler.</p>
<p>Gözler vücudun uzay içindeki yerini (baş aşağı vs.) ve hareketin yönünü belirler.</p>
<p>Eklemlerde ve omurgada bulunan basınç reseptörleri vücudun hangi parçasının aşağıda olduğunu ve neresinin yere değdiğini belirler.</p>
<p>Kaslardaki ve eklemlerdeki algılama reseptörleri vücudun hangi parçasının hareket ettiğini belirler.</p>
<p>Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) daha önceki dört sistemden gelen uyarıları işler ve sonuçta koordinasyonu sağlanmış bir algılama ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
